sosyomat.com

  1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

0 kişi kendisini tutuyor, 1 arkadaşı var.


15.09.1982 doğumlu, 29 yaşında. şu an yaşadığı yer Ankara. sinema delisi olarak çalışıyor.

kimbab panosu rss kaynağı

arkadaşları neler demiş?

''barış savaşa tercih edilir fakat nasıl bir barış ? eğer hitler dünyayı fethetmiş olsaydı barış olurdu ama bu bizim istediğimiz türden bir barış olmazdı'' Noam Chomsky

kimbab   28 Eylül 2007 11:14  

HAZİRANDA ÖLMEK ZOR

orhan kemal'in güzel anısına

işten çıktım
sokaktayım elim yüzüm üstümbaşım gazete
sokakta tank paleti
sokakta düdük sesi
sokakta tomson sokağa çıkmak yasak
sokaktayım
gece leylâk ve tomurcuk kokuyor
yaralı bir şahin olmuş yüreğim
uy anam anam
haziranda ölmek zor!
havada tüy
havada kuş
havada kuş soluğu kokusu
hava leylâk ve tomurcuk kokuyor
ne anlar acılardan/güzel haziran
ne anlar güzel bahar!
kopuk bir kol sokakta çırpınıp durur
çalışmışım onbeş saat
tükenmişim onbeş saat
acıkmışım yorulmuşum uykusamışım
anama sövmüş patron ter döktüğüm gazetede
sıkmışım dişlerimi
ıslıkla söylemişim umutlarımı susarak söylemişim
sıcak bir ev özlemişim
sıcak bir yemek
ve sıcacık bir yatakta unutturan öpücükler
çıkmışım bir kavgadan vurmuşum sokaklara
sokakta tank paleti
sokakta düdük sesi
sarı sarı yapraklarla birlikte sanki dallarda insan iskeletleri

asacaklar aydemir'i
asacaklar gürcan'ı belki başkalarını
pis bir ota değmiş gibi sızlıyor genzim
dökülüyor etlerim sarı yapraklar gibi
asmak neyi kurtarır sarı sarı yaprakları kuru dallara?
yolunmuş yaprakları
kırılmış dallarıyla ne anlatır bir ağaç
hani rüzgâr
hani kuş hani nerde rüzgârlı kuş sesleri?

asılmak sorun değil asılmamak da değil
kimin kimi astığı
kimin kimi neden niçin astığı budur işte asıl sorun!

sevdim gelin morunu
sevdim şiir morunu
moru sevdim tomurcukta
moru sevdim memede ve öptüğüm dudakta
ama sevmedim, hayır
iğrendim insanoğlunun yağlı ipte sallanan morluğundan!
neden böyle acılıyım
neden böyle ağrılı
neden niçin bu sokaklar böyle boş
niçin neden bu evler böyle dolu?
sokaklarla solur evler
sokaklarla atar nabzı kentlerin
sokaksız kent
kentsiz ülke
kahkahanın yanıbaşı gözyaşı
işten çıktım
elim yüzüm üstümbaşım gazete
karanlıkta akan bir su gibi vurdum kendimi caddelere
hava leylâk ve tomurcuk kokusu
havada köryoluna
havada suçsuz günahsız gitme korkusu
ah desem eriyecek demirleri bu korkuluğun
oh desem tutuşacak soluğum

asmak neyi kurtarır öldürmek neyi
yaşatmaktır önemlisi güzel yaşatmak
abeceden geçirmek kıracın çekirgesini ekmeksiz yuvasız hekimsiz bırakmamak
ah yavrum
ah güzelim
canım benim / sevdiceğim bitanem
kısa sürdü bu yolculuk n'eylersin ki sonu yok!
gece leylâk ve tomurcuk kokuyor
uy anam anam
haziranda ölmek zor!

nerdeyim ben
nerdeyim ben nerdeyim?
kimsiniz siz
kimsiniz siz kimsiniz?
ne söyler bu radyolar
gazeteler ne yazar
kim ölmüş uzaklarda göçen kim dünyamızdan?
asmak neyi kurtarır öldürmek neyi?
yolunmuş yaprakları ve kırılmış dallarıyla bir ağaç söyler hangi güzelliği?

kökü burda yüreğimde
yaprakları uzaklarda bir çınar
ıslık çala çala göçtü bir çınar göçtü memet diye diye şafak vakti bir çınar silkeledi kuşlarını güneşlerini:
«oğlum sana sesleniyorum işitiyor musun, memet, memet!»

gece leylâk ve tomurcuk kokuyor
üstümbaşım elim yüzüm gazete
vurmuşum sokaklara
vurmuşum karanlığa uy anam anam haziranda ölmek zor!
bu acılar
bu ağrılar bu yürek
neyi kimden esirgiyor bu buz gibi sokaklar
bu ağaçlar niçin böyle yapraksız
bu geceler niçin böyle insansız
bu insanlar niçin böyle yarınsız
bu niçinler niçin böyle yanıtsız?

kim bu korku kim bu umut
ne adına kim için?

«uyarına gelirse tepemde bir de çınar» demişti on yıl önce
demek ki on yıl sonra
demek ki sabah sabah
demek ki «manda gönü»
demek ki «şile bezi»
demek ki «yeşil biber»
bir de memet'in yüzü
bir de güzel istanbul
bir de «saman sarısı»
bir de özlem kırmızısı
demek ki göçtü usta
kaldı yürek sızısı geride kalanlara

nerdeyim ben nerdeyim?
kimsiniz siz kimsiniz?

yıllar var ki ter içinde taşıdım ben bu yükü
bıraktım acının alkışlarına 3 haziran '63'ü

bir kırmızı gül dalı şimdi uzakta
bir kırmızı gül dalı iğilmiş üzerine
yatıyor oralarda
bir eski gömütlükte yatıyor usta
bir kırmızı gül dalı iğilmiş üzerine
okşar yanan alnını
bir kırmızı gül dalı nâzım ustanın

gece leylâk ve tomurcuk kokuyor
bir basın işçisiyim
elim yüzüm üstümbaşım gazete
geçsem de gölgesinden tankların tomsonların şuramda bir çalıkuşu ötüyor
uy anam anam
haziranda ölmek zor!

Hasan Hüseyin

kimbab   28 Eylül 2007 08:46  

gruplar

üyesi olduğum topluluklar | yöneticisi olduğum topluluklar
  1. yeraltı edebiyatı

    yeraltı edebiyatı

    5808 üyesi var. üyelik serbest.
  2. Okan Bayülgen

    Okan Bayülgen

    1811 üyesi var. üyelik serbest.
  3. sinema

    sinema

    6181 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.

arkadaşlarım

1 arkadaşı var.
  1. kntngze

    tuttumkntngze


BLOG kimbab rss kaynağı

adresi: http://kimbab.sosyomat.com/blog


 
tuttum işlemi gizlidir. karşı tarafın haberi olmaz. tuttuğunuz kişileri bir arada görebilir, yaptıklarını takip edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage